dünyaya birde böyle bakın

Yörüngedeki Dünya’nın görünüşü asla aynı değil, dakikadan dakikaya, günden güne, yıldan yıla…

Aralık 1999’da NASA, Dünya’yı algılayışımızda ve görüşümüzde yeni bir çağ başlatan bir uyduyu uzaya gönderdi. 18 Aralık 1999’da Terra isimli uydu uzaya ateşlendi. (5 yıllık bir görev için dizayn edilen Terra hala orada ve Dünya yüzeyinden, atmosferden ve okyanuslardan paha biçilemez veriler toplamaya devam ediyor.) 2002 ve 2004 yıllarında Aqua ve Aura isimli uydular da aynı görev için gönderildiler. Bu üç uydu NASA’nın Dünya Gözlem Sisteminin amiral uyduları olma özelliği taşıyorlar. Terra ile başlayan süreç ve şu an 18 ayrı Dünya gözlem uydusuyla uzaydan gezegenimizi gözlemleyebilme yeteneğimizde devrim niteliğinde adımlarla sürüyor.

NASA ve diğer uzay ajansları daha önceden de Dünya’yı gözlemlemek üzere uydular gönderdiler. Fakat son 15 yıl, uzaydan Dünya’ya bakışın tarihteki diğer zamanlara kıyasla çok daha kapsamlı olduğu bir zaman dilimi oldu. Gezegenimizdeki kritik önemdeki değişikliklerin devam ettiği herhangi bir zaman diliminde bu küresel bakış yalnızca dudak uçuklatıcı görüntüler sunmuyor aynı zamanda Dünya’mızın nasıl değiştiği hakkında da çok önemli bilgiler veriyor.

NASA Earth Observing System’ın 15. yılını kutlamak için Terra’dan beri NASA’nın üç amiral uydusunun Dünya’dan elde ettiği 15 ilginç fotoğraf/hareketli fotoğraf yayınladı.

İşte 15 inanılmaz görüntü !

1. Mavi Bilye 2002

Uzaydan Dünya’nın bütün bir fotoğrafını çekebilmek biraz sıkı bir çalışma istiyor. 1972 yılında Apollo 17’nin mürettebatı aya bir kamera yerleştirerek yeterli uzaklıktan bütün bir küreyi görüntülemeyi amaçladılar. 2002 yılında NASA’dan bilim insanları ve grafikerler Terra içindeki Moderate Resolution Imaging Spectroradiometer ya da MODIS ile dört ayı aşkın bir süredir elde edilen bir dizi bandı doğal renkleriyle  birleştirdiler. Bulut tabakası ekledikleri bu Mavi Bilye yeni yüzyılda Dünya’nın en ikonik görüntüsü oldu.

uzaydan-dunyaya-bakis-15-yilda-15-inanilmaz-degisiklik-bilimfili-com

2. Bir Buz Tabakasının Çözülüşü

Antartik yarım adasında yükselen ve her iki yanından da buz tabakalarıyla kuşatılmış bir dağ. 2002 başındaki ilk aylardan sonra Terra’da bulunan MODIS bu buz tabakalarından bir tanesinin çözülme ve yok oluşunu gözlemledi ve bilim insanlarına ve Dünya’ya bu dramatik olayı kuş bakışı izleme olanağı sundu. Ocak ayında Larsen B Buz Tabakası  yüzeyi erimiş buzların oluşturduğu su havuzlarıyla kaplı şekilde görüldü. Şubat ortasında  buz tabakasının ön kısmı yaklaşık 9 kilometre kadar çekildi ve gneiş buz dağları koparak denize karıştı. 7 Mart’ta ise tabaka tamamen yok oldu.

3. Ozon Ölçümleri Tehlikeli Boyutlarda

Atmosferin değişik yüksekliklerindeki gaz moleküllerini belirleyebilmek için Dünya kenarına yaklaşmanız gerekir. Yörüngeden, Dünya’nın kenarı yeryüzeyinin üstünden donuk mavi olarak görülür. Aura uydusu gözlemlerinden elde edilen bu bakış açıları bilim insanlarına atmosfer kimyasını katman katman inceleme olanağı sunuyor. Bu görüntü ozon tabakasında delik oluşturan gazların gözlenmesi açısından ve iklim değişikliğine bulutların etkisini anlayabilmek açısından oldukça önemli.

4. Küresel Bitki Örtüsü Döngüsü

Uydudan elde edilen Dünya görüntüsü bizlere bitkilerin ve ağaçların nerelerde büyüdüğü hakkında fotoğraflar sunuyor.  Fakat uydudan elde edilen veriler bitkilerin fotosentez sırasında atmosferden ne kadar miktarda karbondioksit aldığı gibi çok daha geniş ölçüde bir kavrayış sunabilir. Aqua ve Terra karbon absorbsiyonunu ölçerek bilim insanlarına Dünya genelindeki bitki verimliliği hakkında bilgiler veriyor. Bu animasyon, döngüyü gösteriyor. Koyu yeşil renkler yüksek oranda karbon absorbesini ve bir şekilde de yeryüzündeki yeşil bitki dağılımı ve büyümesini mevsimsel olarak resmediyor.

5. Kutuplardaki Isınma

Buzlar eridikçe ve güneş enerjisini absorbe eden koyu renkte okyanus sularını oluşturdukça son birkaç 10 yılda gezegenimizin hiçbir yerinde olmadığı kadar hızlı bir şekilde sıcaklığı 2-3 derece artan kutuplardaki ısınmaya yol açmış oluyor. Terra ve Aqua 2000 yılından beri Dünya tarafından absorbe edilen güneş radyasyonu miktarını ölçüyor. Ve kutuplarda bu absorbe bugüne kadar %5 kadar artmış. %5 büyük bir oran gibi gözükmeyebilir ancak eğer ki kürenin geri kalanındaki absorbe oranının durağan olduğunu ve Dünya’da hiçbir bölgenin böyle bir değişim seyri göstermediğini düşünürsen %5 oranı o zaman daha anlamlı gelmeye başlayacaktır.

6. Amerika’daki Temiz Hava

Şaşırtıcı gelebilir ancak Birleşik Devletler’deki birçok alandaki solunan havanın kalitesi giderek artıyor. Son 15 yıl içerisinde, trafiğe çıkan yeni arabalardaki egzoz gazı düzenlemeleri, enerji santralleri ve sanayi de aynı zamanda sıkı bir şekilde sınırlandırıcı yasalarla kontrol ediliyor, sağlık problemlerine sebep olan temel atıklar da önemli derecede düşüşe geçti. Son yıllarda NASA’daki bilim insanları Aura uydusu sayesinde nitrojendioksit gibi bir kirleticinin konsantrasyonlarının nasıl değiştiğini ortaya çıkardı. Aşağıda ABD’nin 2005 yılından 2011 yılına kadar hava kalitesindeki değişimi izleyebilirsiniz.

7.  Gezegenimizdeki Yangınlar

Her yıl Dünya’nın kara yüzeyinin üçte biri ateşe maruz kalıyor. Terra ve Aqua uyduları günde 4 defa Dünya’yı tarayarak her aktif yangını saptayana kadar bu gerçeklikten bihaberdik. Bu uyduların küresel yangın haritası çıkarmaya başlamasından itibaren 15 yıl içerisinde uydular 40 milyondan fazla aktif yangını gözlemledi. Bu durum da; bilim insanlarının yangınların tam olarak nerede ortaya çıktığı, ekosistemleri nasıl etkilediği, iklim değişikliğine sebep olan karbon salınımını ve insan sağlığını etkileyen hava kalitesine etkilerine dair kavrayışlarında devrimsel değişiklikler meydana getirdi. Aşağıdaki gerçek yangın haritası birçok alanda habersiz kalınan yangınları ay ay ve yıl yıl gösteriyor.

8. Uzaydan Duman Katmanı

Bu amiral uydulardaki sensörler yalnızca yangınların çıkardığı dumanı saptamakla ve yerkürede çıkan yangın miktarını saymakla kalmıyor. Aynı zamanda bu yangınlardan çıkan duman miktarını da görüntülüyor. Uzaydan gözlemlenen bu yangın görüntüleri  bilim insanlarına dumanın kaynağından ne kadar uzağa ulaştığı ve atmosferde ne kadar yükseğe çıktığı noktasında da gerçek veriler sunuyor. Terra uydusu yangınlardan çıkan dumanın atmosfere nasıl enjekte olduğu ve dumanın bulutlarla nasıl karıştığı hakkında bilgiler veriyor.

9. Deniz Buzlarının Hareketi

Aqua uydusu uzaydan deniz buzlarını gözlemleyen ilk uydu değil elbette fakat Kutup buzulları gibi değişimin nasıl olduğunu yüksek çözünürlükle gösteren ilk uydu olma özelliğine sahip. Hareket eden ve günlük olarak değişen yüzen deniz buzulları katmanı Amerika kıtasından daha büyük. Deniz buzulları yazın küçülüyor kışın ise genişliyorlar ve bu döngü her gün farklı şekillerde oluyor. Aşağıdaki görüntü bu değişimleri ve Kutup’taki deniz buzlarının yaz mevsimindeki bozulmalarını da gözler önüne seriyor.

10. Karbondioksit Artış ve Azalışı

Yere bağlı sensörler bizlere atmosferdeki karbonsioksit oranının yaz ve kış mevsimlerine bağlı olarak arttığını ve azaldığını söylüyor. Bu döngü yeşil bitkilerin, ağaçların ve bitkiplanktonların  fotosentetik aktivitelerine bağlı olarak gerçekleşiyor.  Fakat uydudan elde edilen genel bir görüntü olmasa bu dalgalanmaların nasıl değiştiğini görmemiz mümkün değildi. Aqua uydusu yer yüzeyinden yüzlerce metre yüksekteki karbondioksiti gözlemledi. Ve elde edilen verilerle oluşturulan görüntüleme bu sera gazının nasıl yayıldığına ve derişiminin mevsimlerle nasıl değiştiğine anlık bir akış atmamızı sağlıyor.

11. Bulut ve Aerosolların Gizemi

Gelecekte iklimin nasıl değişeceğine dair hala en fazla belirsizlik yaratan iki değişken bulutlar ve uçan küçük parçacıklar; aerosollar. Bazı bulutlar güneş ışınlarını yansıtırken bazıları ise yükselen ısıyı hapsediyor. Benzer şekilde bazı aerosollar ışığı saçar ve serinlik etkisi yaratırken bazıları ışığı absorbe eder ve ısınma etkisi yapar. Aerosollar aynı zamanda bulutları da beslerler. Terra ve Aqua’dan elde edilen veriler sayesinde bilim insanları uzun vadede bulutların ve aerosolların davranışlarını kaydedebilecek ve bu belirsizliğe dair daha ileri düzeyde bir kavrayış geliştirebilecekler.

12. Topoğrafya Haritası

Terra uydusu Dünya’nın bir topoğrafya haritasını oluşturmaya yardımcı oldu. Terra’daki ASTER denilen bir aygıt Dünya yüzeyinden elde edilen bazı parça görüntüleri topladı. Görüntüler gözlerimizle bakılmış kadar berrak. Bu görüntüler bilim insanlarına Dünya’mızın yüzey şekillerini 3 boyutlu olarak gözlemleyebilme olanağı sunuyor. Bilim insanları bu verileri kullanarak özellikle de toprak kaymaları, seller ve tsunamiler gibi doğal afetler sonrası  yer yüzeyinin zamanla nasıl değiştiğini anlayabilecekler.

13. Plankton Dansı

Okyanuslardaki küçük bitkiler, binlerce metre yükseklikten bakıldığında müthiş bir güzellik oluştururlar. Fotoplanktonlar deniz besin zincirinin en altındadırlar ve Dünya fotosentez yapma oranının neredeyse yarısını oluştururlar.  Öte yandan atmosferdeki karbonu alarak onu okyanuslarda tutarlar. Terra ve Aqua uydularından elde edilen günlük okyanus rengi ölçümleri bilim insanlarının fotoplanktonlar, deniz ekosistemleri ve küresel karbon miktarı arasındaki  kompleks biyolojik ve fiziksel ilişkiye dair kavrayışlarını önemli ölçüde değiştirdi.

14. Karbonmonoksit Haritalandırması

Karbonmonoksit (CO) yangınlar sonucu ya da insanların kullandığı bazı araçlardan salınan renksiz, kokusuz bir kirletici gazdır.  Terra uydusundaki bazı aygıtlar karbonmonoksitin (CO) kaynaklarının ve gezegenimize nasıl yayıldığının izini sürdü. Haberler iyi. Aqua ve Aura uydularından elde edilen veriler neticesinde bilim insanları karbonmonoksit  emiliminin 2000 yılından buyana yılda %1 oranında düştüğü sonucuna ulaştılar.

15. Ozon Deliği Onarımı

1987 yılındaki Montreal Protokolü’nde ozon tabakasına zarar verici kimyasalların kullanımı yasaklanmıştı. Ozon; Dünya’nın güneş gözlüğü olma işlevi gören ve gezegenimizde yaşayan bütün organizmaları güneşin zararlı ışınlarından koruyan bir tabakadır. Uyduların stratosferik ozon ölçümleri Antartika kıtası üzerinde bulunan ozon deliğinin dönemsel görüntüsünün ne durumda olduğunu öğrenmek açısından önemlidirler. NOAA uydularıyla başlayan ölçümler Aura uydusunun elde ettiği görüntülerle devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

000webhost logo